DAVET

Hayat, yaşamak kadar bazen ölmeyi de göze alabilmektir.

İşte bütün sır bu cümlede gizli...

Asırlar önce gericilerin astığı Pir Sultan Abdal, ''Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan, ''demişti

Peki biz dönecek miyiz?

''Dönmek için yol mu kaldı?'' diyenleri duyar gibiyim.

Unutmayalım ki, asırlar önce Pir Sultan Abdal, sonraki yıllarda da, nice direniş kahramanları yollarını kendileri çizdi.

Vaktiyle sehpaya gülerek yürüyen FİDANLARIN, ipten kurtulmalarının karşılığında pişman olduklarını söylemeleri istenmişti.

Onlarsa, hilesi peşinen ayarlanmış düelloda, mevzudan da, mevziden de vaz geçmediler. Onlar için ölüm, hayat atının terkisinde taşınan bir pusattı.

Ve dünden bu güne, hâlâ şu ya da bu şekilde, safi onurdan gencecik bedenler haraç mezat öldürülüyor.

Biz de, kendi çocuklarını yurt dışına, bizim çocuklarımızı ise imam-hatiplere mahkûm eden zihniyeti kâh alkışlıyor, kâh elimiz suya sabuna değmeden, sadece sosyal platformlarda bir iki paylaşımla kınıyor, vicdan temizliyoruz.

Bu kokuşmuş düzene itirazın her halinden kaçıyor, kovalanırken tökezlenip düşmeyi bile göze alamıyoruz...

Ölümü bize müstahak, dirimizi de kendilerine ana sütü kadar hak sayanlara bilenmiyor, direnmiyor, omuz omuza duramıyoruz...

Sonrasında rahat yataklarımızda düşler içinde uyuyor, yastığımız taş, yorganımız diken olmuyor!

Bu ve benzeri duyarsızlıklarımız olsa da, her şeye rağmen inancım bitmedi. Ne size, ne de kendime....

İnsana çerağ, hayatı çırak olarak tükettiğim zaman içinde öğrendim:

Başkaldırdın mı yüksek dağın tipisine kaldıracaksın ki, o tipiyi bir çift kuvvetli kanada çevirip özgürlüğe varabilesin.

Biz; Kürt, Türk, Laz, Arap, Ermeni ve Çerkez'iyle...

Kendimiz için değilse bile çocuklarımız için..

Bütün kaybettiklerimize inat, zulme ve aşağılanmaya direnerek başımızı dik tutmanın onurundan kendimizi mahrum bırakmayacağız!

Peki bunun için ne yapmalıyız?

Tahmin edeceğiniz gibi bu, örgütlenmeyle olur.

Bunu zaman zaman size hatırlatmaktan bıkmayacağım, yorulmayacağım.

Umuyorum ki..

Bugün değilse yarın. Yarın değilse öbür gün…

Ama mutlaka bir gün!

Ta ki baş eğmekten bıkıp, sese ses vereceğimiz güne kadar yazacağım.

Ben bu konuda sizinle birlikte üstüme düşen her şeyi yapmaya açığım.

Siz de diyorsanız ki, “Ben de varım.” Altta yazdığım mail adresinden, ya da diğer adreslerimden bana ulaşabilirsiniz.

alinakavdo@gmail.com

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.