EMİN ÇÖLAŞAN'DAN ERDOĞAN'A ŞOK ÇAĞRI !

Çaresiz bir toplum

Sevgili okurlarım, Türkiye'de acayip olaylara tanık oluyoruz. Tam bir keşmekeş…
Bırakın bir gün sonrasını, bir saat sonra neler olacağını bile kimse bilmiyor!
Bilinen tek bir şey var, işin henüz başındayız. Döviz kurları bu düzeyde kalsa bile işin sonrası kötü.
Simitten deterjana, ekmekten ete, domatesten bibere, akaryakıttan ilaca kadar her şeye zam gelecek. Başladı bile…
Büyük zamlara hazır olun.
Hele işçi, memur, emekli gibi sabit gelirli iseniz yandı gülüm keten helva…

* * *

Ülkemizi bu durumlara düşürdüler… Ama ağızlarından bir kez olsun şöyle bir söz duymadık:
“Şu konuda yanlış yapmış olabiliriz. Bu yanlışımızı kabul ediyoruz ve doğrusunu yapmak için çaba harcayacağız.”
Hayır, işlerin bu duruma yavaş yavaş gelmiş olmasına karşın bir kez olsun hatalarını itiraf etme büyüklüğünü göstermeleri mümkün olmadı.
Tam tersine, içeride ve dışarıda herkese posta koyarak, bağırıp çağırarak, korkutarak, meydan okuyoruz diyerek çözüm aramaya çalıştılar ama hiçbir işe yaramadı.
İşte, 81 milyonu ilgilendiren acı durum bütün çıplaklığı ile şimdi karşımızda.
Haydi bakalım, bulsunlar çareyi!

serit-atmaaa-rifat
Devlet eski Bakanı Rıfat Serdaroğlu ilginç bir siyasetçi… Sitesinde çok güzel yazılar yazar, bazılarını bana da gönderir. Son olayları irdeleyen dünkü yazısını özetleyerek sizlere aktarıyorum:
“Kimse lafı yandan dolaştırıp karnından konuşmasın. Bu iş kimsenin şahsi veya siyasi çıkarı meselesi değildir. Bu yüzden açık konuşun. Korkmayın, en azından Kurtuluş Savaşı'nda can veren dedelerinizin cesaretinin zekâtı kadar cesur olun. Konu, ülkenin geleceği ve güvenliği meselesidir. Evlatlarınızın, ailenizin geleceği için bile konuşmayacaksanız ve bazı önemli iş insanları gibi yağcılık yapmaya devam edecekseniz, yazının bundan sonrasını okumayın ve lütfen bizden uzak durun…
2002 yılından beri Türkiye'yi tek başına Erdoğan yönetiyor.
Bakanlardan milletvekillerine, sivil ve askeri bürokrasiden bölge müdürlerine, hangi cemaatin devlete sokulacağına, kimin tutuklanacağına Erdoğan tek başına karar verir.
AKP'de “”Şartsız itaat” geçerli olduğundan, herkes Erdoğan'ın hoşuna gidecek şekilde konuşur. Bu yüzden Bakan- Milletvekili- Bürokrat- Danışman, hiçbiri doğruları Erdoğan'a iletemez.

* * *

Yıllardır yazıp söylüyoruz:
“Krizi çıkaran borçtur. Bu kadar borç aldınız, borçla ÜRETİM DEĞERİ olmayan inşaatlar yaptınız. Bu borcu çeviremezsiniz, batarız” diyoruz.
Her aklı başında yönetici, ekonomist bunu söyledi ama siz dinlemediniz. Üstelik sizi uyaranları muhalif diye hapse attırdınız.
Şimdi ise sizi uyardığımız noktaya geldiniz. Akıllanıp çare arayacağınıza yine kendinizi ve milleti kandırmaya başladınız. Yok faiz lobisi imiş, yok dolar lobisi imiş, yok Trump imiş!
Suçu başkalarına atıp kurtulma çabasındasınız.
Bu dediklerinizde haklı olsanız bile iktidar tek başınıza sizsiniz, engel olsaydınız! Bu sebepten, yaşadığımız ekonomik ve siyasal krizin tek sorumlusu Erdoğan'dır…

* * *

Devlet yönetiminde yetki kimde ise sorumluluk da ondadır.
Yanlış yapmayacaktınız, dışarıdan müdahale varsa engelleyecektiniz.
Siz çocuk mu kandırıyorsunuz?
Türk Milleti'ni, burunlarından yakaladığınız bazı önemli iş insanları gibi yağcılardan ibaret mi sanıyorsunuz?
Namusuyla çalışan, çoluk çocuğunun nafakasını çıkarmak için ter akıtan insanlarımızı ne hale soktuğunuzun farkında mısınız?
Son bir yılda Türk Lirası, ABD Doları karşısında %100 geriledi.
Sene başında 1 TL'ye aldığımız malı bugün 2 TL'ye alıyoruz.
Bu herkesin fakirleştirilmesi demektir.
2002'den bu yana TÜİK rakamlarına göre uluslararası tefecilere 800 milyar lira faizi siz ödediniz siz!
Türk Milleti'nden aldınız, yabancı tefecilere verdiniz.

* * *

Bir Japon siyasetçi veya bir Alman şansölyesi, ülkesini bu hale düşürseydi, ne yapardı, hiç düşündünüz mü?
Siz hiç olmazsa istifa edin. Her onurlu siyasetçi gibi.
Hep söylüyorum Sayın Erdoğan;
Siz, Sultan-Padişah-Şah-Kral değilsiniz.
Demokrasinin nimetlerinden yararlanıp belli bir zaman dilimi için ülke yönetimini üstlenen bir vatandaşsınız. Süreniz bitince nasılsa gideceksiniz.
Daha kötü durumlara düşmeden, milleti de düşürmeden istifa edin, bırakın bilenler ülkeyi bu bataktan kurtarsınlar!
Neden “İstifa edin” diyorum biliyor musunuz?
Siz bu anlayışınızla, orada durduğunuz müddetçe hiçbir şey düzelmez de ondan!

* * *

Bugüne kadar ki tavrınıza bakınca bu öğüdü de tutmayacağınız belli oluyor.
Hiç olmazsa o damadınızı ortaya atıp, çocuğu harcamayın.
Sayın Erdoğan! Türk Milleti size kendisini tehdit edesiniz diye oy vermedi.
Siz, bizzat kendiniz 24 Haziran'da seçimi kazanırsanız, ekonomiyi düzelteceğiniz sözünü verdiniz. Sizin kimseye bağırmaya azarlamaya yetkiniz yok.
Bilin ki her bağırdığınızda her tehdit ettiğinizde hem demokrasiden uzaklaşıyorsunuz, hem de dövizi artırıyorsunuz.
Lütfen, istifayı bir daha ve ciddi olarak düşünün.
Kuralı siz koymuştunuz:
“İstediğimiz Başkanlık sistemine geçmiş bulunuyoruz. Ben dahil hiç kimsenin mazeret hakkı kalmadı. Yapamayan gider, yapacak olan gelir” demiştiniz.
Sağlık ve başarı dileklerimle.ELDEN ELE PAYLAŞALIM.”

Saygılarımla 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.