Süleyman Güdül
Süleyman Güdül
Ben, aslen Alucra’nın koman köyü ışıklar mahallesinden,Osman Güdül den olma, aynı köyün Petek sülalesinden Hüsnügül Güdül den doğma olup , 16.08.1945 nüfus kütüğüne kız kardeşim ile ikiz olarak yazılmıştır. Babam rahmetli Osman Güdül, din konusunda oldukça bilgili olup Farsça ve Arapça lisanlarına da en az Türkçe kadar vakıf olmasından dolayı, başkalarının tercümelerinden ziyade kendi yorumlarıyla etrafına Kuranı ve dini anlatmaya çalışırdı. Herkes tarafından sevilen sayılan, dinsel konularda oldukça bilgili bir kişi olmasında dolayı, mutaassıp gurup tarafından “ Şıh Osman ” olarak adlandırıldığı halde, kendisi müthiş bir Atatürkçü ve demokrat bir düşünceye sahip olmasından dolayı bu lakabı asla kabul etmemiş, sadece insanları kırmamak için o şekilde hitap etmelerine müsaade etmiş olup, eski bir koyu Demokrat partili olmasından dolayı da, siyasi görüşlüler arasında kendisini “Demokrat Osman” olarak anarlardı. Her oturduğu kahvehaneye kütüphane koyduran ve her konudaki kitabı kuran gibi ezberlemeden asla kütüphanedeki yerine koymayan, bir zat olarak da anılırdı. Ben bu ailenin 7 çocuğunun ilki olarak dünyaya geldim.. Çocukluk ve gençlik yıllarımın tamamı Samsunda geçti. Bütün kardeşler Samsun doğumlu olup, kütük Samsun olmasına rağmen, maalesef benim doğum yerim Koman olarak kayıtlara geçmiştir.. İlk okulu Samsun Dumlupınar ilk okulunda ve sonrada Samsun Ticaret Lisesinde okudum. Yıllarca üniversiteye gitmeyi hiç arzulamadım. Yüksek mevkilerde olduğum sürelerde dahi, üniversite diplomasına hiç ihtiyacım olmadı. Fakat şu an Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesinde Kamu Yönetimi kısmında 3.cü sınıf öğrencisi olarak talebelik hayatını sürdürmekteyim. 1955 yılında ilk olarak, Samsun’da bir mahalli gazetenin okul muhabirliğini üstlendim. Hayatım boyunca Türk Basının bir neferi olarak çeşitli gazetelerde çeşitli görevlerde bulundum ve 30 yıldır da bazı gazetelere köşe yazarlığı yapmaktayım. Uluslar arası çıkan bir gazetenin de yazarlığını ve Türkiye temsilciliğini yaptığımdan dolayı, dünyanın birçok ülkesinde, gazeteler ve gazetelerin internet sayfaları sayesinde oldukça yüksek sayıda okurum mevcut. Bazı ulusal gazetelerde muhabirlik yaptığım gibi bölge temsilciliklerimde olmuştur. Ayrıca, Ankara da bir firma adına Türkiye Müteahhitlerinin Sesi Gazetesini çıkartım. 1973 yılında birkaç arkadaşımla birlikte ilk defa Karadeniz Gazetecileri Cemiyetini Samsunda kurulmasına öncülük yaptım ve yönetiminde aktif görev almıştım. Gazetelerde yayınlanmış fakat henüz kitap olmamış birçok hikaye ve romanlarım da mevcuttur. Ayrıca Kelebek gazetesinin açtığı bir yarışmada, fotoroman hikayesi ve senaryosu dalında 2.çilik ödülü aldım. Sinema film senaryo yazma tekniği konusunda hocam rahmetli Bülent Orandan çok şeyler öğrendim. Talebelik dönemlerinde Samsun radar üssünde çalıştım ve sonra bazı nedenlerden dolayı bir müddet İstanbul da yaşamını sürdürmek zorunda kalmıştım. 1965 yılında Askerlik nedeniyle İstanbul hayatını noktalayarak Samsun’a döndüm. Bir yıl askerliğini önemli bir nedenden dolayı erteleyerek 1966 yılında Deniz Kuvvetlerinde askerlik görevini Denizci çavuş olarak Nusret gemisinde tamamladım.. Askerlikten döndüğümün haftasında Samsun radarı personel müdürü tarafından Sinop’taki radar üssünde göreve başladım. böylece iş bulamam korkusu yaşamadım. Askerliği esnasında, ( 7.7.1967) nişan ve nikahını Ordunun Mesudiye ilçesinden olan Amil Türk kızı Şakire Güdül ile gerçekleştirdim. Sinop’ta işe başlayınca, Sinop Radar üssü Personel Amiri sayın arkadaşım Yalcın İpbüken’in tavsiyelerine uyarak, aile arasında gerçekleştirdiğim bir törenle, evlilik yaşamına ilk adımını attım. Sinop Amerikan radarında ki çalışma hayatımı, Yeni İstanbul ve Hürriyet gibi ulusal gazetelere muhabirlik yaparak da sürdürdüm. Bilahare Türk Haberler Ajansına muhabir olarak geçtim. 1973 yılında Sinop radarındaki işimden ayrılarak Samsuna yerleştim ve tamamen gazetecilik mesleğini yapmaya başladım. Bir mahalli gazetede idare müdürü ve köşe yazarı olarak. 1975 yılında Demokratik Partinin yayın organı olan Zaman gazetesinin Karadeniz Bölgesi sorumlusuyken, daha önce çalıştığım Amerikan şirketinin Türkiye temsilcisi tarafından acilen Ankara’ya çağrılmamla, gazetecilik mesleği bir müddet noktalandım. Çünkü 3-4 gün içinde Suudi Arabistan’da görev başında olmamı istemişti. Artık benim için yeni bir hayat başlamıştı.. Amerikan şirketinin Suudi Arabistan da bulunan genel müdürlüğünde personel genel müdür yardımcısı olarak göreve başladım ve sonra ki yıllarda daha üst makamlara çıkarak 1978 yılında şirket bünyesinde, yılında adamı unvanını aldım. Bilahare, Amerikan Hava kuvvetlerine ait Northrop firmasında üst düzey yöneticilik görevlerinde bulundum. Suudi Arabistan’a gitmemle Ailesi de Antalya ya yerleşmiş oldu. 1979 yılında Suudi Arabistan’da ki görevimden , Türkiye’de halletmesi gereken bazı işlerim nedeniyle, görevimden istifa ederek Antalya ya döndüm ve BİGS inşaat şirketini kurarak inşaat hayatına atıldım. 8 dönem Antalya İnşaat müteahhitleri Derneği Genel Sekreterlik görevini yaptım ve bazı gazetelere köşeler yazmaya başlamış oldum. Belediye meclis üyeliğinin yanı sıra ticaret odası yönetiminde de görev aldım. Siyasi hayatına DYP. de devam ettim ve GP. Merkez İlce Başkan yardımcılığı ile de, noktalamış oldum. Çalışma, Görev ve Turistik olmak üzere tam 51 ayrı ülkede bulundum. İngilizce ve birazda Arapça bilirim. 4 kız, 1 oğlum ve 7 torum var. 2008 yılında ticari hayatımı noktalayarak, sadece çeşitli gazetelere köşe yazıları yazmakta ve üniversite talebeliği yaparak vaktimi değerlendirmekteyim. Aktif bir yaşamı severim. Ayrıca ben ve eşim, hayvanlara tutkumuzdan dolayı da, halk tarafından tanınmaktayız. Antalya’da yaşıyorum ve dostlarıma kapım her zaman açıktır. Her konuda insanlara yazılarımla yardımcı olmak isterim. İsteyen, e-mailimden bana ulaşabilir. suleymangud@yahoo.com.
YAZIKLAR OLSUN
Karadeniz kadınlarının örf ve adetlerine, dinlerine karşı gösterdikleri saygıyı, yaşadıkları vatanı temsil eden ve şehit kanlarıyla kırmızı renge bürünen, Türk bayrağına karşı da gösterdiklerini zannederdim ama, herhalde içlerinde...
YUH OLSUN !...
Hani İktisat eğitimi almamış olsak ya, iktidar ve yandaşları bizleri de rahatlıkla kandıracaklar. Tam 10 yıldır yaptıkları gibi. Üç Beş iktidar yanlısı iktisatçı, boyunlarına iktisatçı yaftalarını asmış, yanlarına da yandaş satılmış...
MİT MÜSTEŞARI VE BAŞBAKAN...
Devletin, özellikle dış istihbaratından sorumlu olan MİT, meğer devlete karşı yapılan ayaklanmaların organizatörlüğünün yanı sıra, devlete baş kaldıran, milletin malına ve canına zarar veren, askerlerimizi şehit eden devlet düşmanları...
18 YILDIR KOOPERATİFTEN EV...
Bugün siz sayın okurlarıma, 18 yıldır 79 kişinin ev hayaliyle yaşamasından söz edeceğim. 1994 yılında Antalya'da kurulan S.S. Öz tüccarlar Konut Yapı Kooperatifinin üyesi olan 79 kişi, tam 18 yıldır kooperatiften daire sahibi olmak...
KENDİNİ AKILLI ZANNEDEN ZAVALLILAR
Sevgili okuyucularım, Bugün istemeyerek de olsa, bu satırları yazmak zorunda kaldım. Ben zevklerin ve renklerin münakaşa kabul etmeyeceğini ve muhalefetler olmadıkça da iktidarların doğru yollarını bulmaktan ziyade, dikta rejimi uygulayacaklarını...
VAH VAH ÇOK ÜZÜLDÜM...
Bu ülkenin bir milletvekilinin aciz duygularını, bu sabah gazetelerden okudum. Garibim aldıklarıyla insan gibi yaşayamıyor muş. Peki ne gibi yaşıyormuş, o aldığı maaşlarla ?. Bakalım neler demiş'Bir Milletvekilinin insan gibi yaşamaya...
SELAM OLSUN MODERN KÖLELERE
Hiç birinizin ağlamaya hakkı yok. Boşuna bir birinizi suçlamayın. Çünkü yoktur birbirimizden farkınız. Sizler köle olarak yaşamayı, çoktan kabul etmişsiniz. Size verilen %3, %4,%6 lar bile fazla. Sizin neyinize gerek zam almak, insan gibi...
SEN KENDİNİ ANLATMASINI ÖĞREN
Sanki Dünyanın devi biziz. Hiç haksızlığımızı kabul etmeyiz, önümüze gelene kızıyoruz. Biz, nedense hiç zahmet çekmeden lokmaların ağzımıza konup, midelerimize inmesini bekliyoruz. Halk arasında bir söz vardır.”Pişi piş ağzıma...
BUZDAGININ GÖRÜNEN KISMI
İmam hatip okulları, din görevlisi yetiştirmek amaçlı olarak tedrisata başlamışlar ve İlahiyat fakültelerine de talebe yetiştireceklerdi. Böylece, ülkede tam eğitimli din adamlarının yetişmesi sağlanacaktı. Ne hikmetse, daha düne kadar...
Helal Olsun Döven, Dövene
Ülkemiz dayak cenneti oldu. Gücü yeten, güçsüzü Allah verdi, yazıktır demeden, Allah korkusu asla yaşamadan, öldüresiye dövmek, artık bu ülkede adet haline gelmiş. Ne demişler 'Balık baştan kokar”, işte baştakilerin koktuğunu...
BU NASIL BİR DİN...
Bu gün, siz sayın okuyucularıma bir konuyu aktarırken, aynı zamanda Diyanet işlerini ve Bursa Cumhuriyet Başsavcılığını da bilgilendirmek istiyorum Bursa'da 25 yıllık evli ve 4 kız evladı olan B.D.'nin başına gelen olay, başka...
BU DEVLETİN BAŞI KİM...
Başbakan Recep Tayip Erdoğan, kendini devletin başı olarak görmekte olduğundan, Devlet adına Dersim olaylarından dolayı, Dersim liler den, yani Tunceli halkından özür dilemiştir. Bir başbakanın Devlet adına özür dilemesi, bence yakışık...
TÜRKLER ASKERE, TÜRKİYELİLER 30...
Tam cılkı çıktı bu işin. Türklerin bir askeri disiplin ve geleneği vardı, oda kökten yok edildi. Artık Türk dedin mi, askeri geleneği akla getirmek, nerdeyse mümkün olmamak üzere. Dünyada para almadan, vatanı için canını vermek üzere...
BİLGİ EDİNME HAKKI, YASALARLA...
BİLGİ EDİNME HAKKI NEDİR?4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu doğrultusunda: Şeffaf yönetimin gereği olarak eşitlik, açıklık ve tarafsızlık ilkelerine uygun olarak, kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri...
TORPİLİN YOKSA İŞ YOK
Türkiye'de istediğin kadar üniversite bitir ve hatta mastır yap. Bilgisayarında olsun, dört dörtlük lisanında olsun. KPSS imtihanlarını başarıyla bitirmişte ol. Hatta üstün yeteneğinde olsun. Eğer arkanda dayın yoksa, yani bir torpilin...
Vicdani Red Geleneği Yıkar
Gelenek ve göreneklerine en çok bağlı bir millet olarak, bu geleneklerin temeline 'Vicdani Ret ' adı altında dinamit konması, bu milleti kalbinden yaralarken, sadece birilerinin yaratmayı amaçladıkları ordu anlayışının temeline ise,...
Dönemin Fedaileri
Türkiye Büyük Millet Meclisi, her döneminde bir fedai çıkartmıştır. Fedailerin görevleri parti genel başkanlarının gölgesi olmak, onlara şirin görünebilmek için zaman zaman gövde gösterileri yapmak suretiyle, adlarından bahsettirmişlerdir....
HAKKINI ARAYAMAYAN ZAVALLI, ABALI...
HAKKINI ARAYAMAYAN ZAVALLI, ABALI MÜTEAHHİT Nerede bir zelzele veya başka bir afet olsa da bir ev yıkılsa hemen günah keçesi müteahhitler suçlanır ve hemen idam fermanları verilerek ilgililer kendilerini kurtarmaya çalışırlar, siyasilerde bunu...
YOBAZ İYİ Oku
Dini iyice anlamadan , sokma akıllarla etrafta dindarlık taslayanlara , çıldırmasını Yobaz denir . Çünkü becerileri , içinde oldugu dinin ne demek olduğunu ve güzelliklerini yaşamasını bilmez . Ancak başkalarının anlatımlarıyla ahkam...
HALK PARTİLİ OLMAYAN CUMHURBAŞKANI...
HALK PARTİLİ OLMAYAN CUMHURBAŞKANI VE BAŞBAKANIN HASRETİNİ ÇEKİYOR. Süleyman Güdül Maalesef bizim ülkenizde sayın Başbakan, göreve geldiği günden beri, mesaisinin fazlasını muhalefet liderlerine bağırıp çağırmakla geçirmekte.Diğer...
ОРГАНИЗАЦИЯ ФИЗИЧЕСКОГО ВОСПИТАНИЯ ДЕТЕЙ...
Sevgili okuyucularım; Ülkemizde birçok Rus vatandaşı ikamet etmekte olup, yazdıklarımızı anlamamaktalar. Bu bakımdan, bu gün onlara Azerbaycan Üniversitesinde görev yapmakta olan, bir öğretim görevlisi dostumun, Sakat çocuklar hakkında yapmış...
ÖRTÜLÜ KAMBURU.
ÖRTÜLÜ KAMBURU. Süleyman Güdül Mille, geçim derdinden dolayı kan ağlıyor, başbakan padişah edasıyla devletin paralarını bol keseden harcıyor. Kimseye hesap vermeden kullanılan örtülü ödenek; ülke insanlarının yoksulluk ve açlık sınırları...
ESTİ GÜRLEDİ.
ESTİ GÜRLEDİ Süleyman Güdül Başbakan herhalde CHP.yi AKP.nin arka bahçesi, emir uşağı veya bazı yazarların deyimiyle, MHP.gibi kendisinin stepnesi zannetmekte. Bizde bir ata sözü vardır, bunu unutmamak gerek. 'Bükemediğin bileği öpeceksin”....
PADİŞAH EMRETTİ, KADILAR GÖREVE...
PADİŞAH EMRETTİ, KADILAR GÖREVE !.. Süleyman Güdül Bizim Padişah, pek tarihtende anlamıyor veya Osmanlı tarihinide pek bilmiyor olsa gerek. Herhalde önüne konan herşeyin, doğruluğuna inanarark birşeyler söylemeye çalışıyor. Bizim Padişahın...